Ana sayfa Tarih Avrupa’nın Türklerden Korkmasına Neden Olan 7 Olay

Avrupa’nın Türklerden Korkmasına Neden Olan 7 Olay

56
0

7: Preveze Deniz Zaferi

Barbaros’un Osmanlı donanmasının başına geçmesi ile devlet karaların yanı sıra denizde de hâkimiyet kurmaya başladı. İspanya ile Fransa arasında Monsone Ateşkesi yapılınca Papa’nın liderliğinde İspanya- Venedik- Papalık- Malta Şövalyeleri ve diğer küçük İtalyan devletleri arasında Türklere karşı bir ittifak oluşturuldu. (28 Eylül 1538)

Preveze Deniz Savaşı, ülkemizde Türk denizcilik tarihinin en önemli zaferlerinden biridir. 128 Haçlı gemisi batırılmıştır.

6: Plevne Savunması

Savaşın başlamasıyla 1877 yılının Temmuz ayında Grandük Nikolay Nikolayeviç kumandasındaki Rusya İmparatorluk Ordusu Tuna nehrini geçerek Osmanlı topraklarında ilerlemeye başlamıştı. 

Osman Nuri Paşa kumandasındaki Osmanlı birlikleri savunma amacıyla Niğbolu kentine doğru yola çıktılar. Ancak Niğbolu’ya Osmanlı birliklerinden önce yetişen Rus birlikleri 16 Temmuz 1877’de Niğbolu’yu ele geçirdiler. 
Bunun üzerine Osman Paşa Plevne kentine yerleşerek Rus ordusuna karşı orada savunma yapmaya karar verdi.

5: Çanakkale Savunması

En ünlü komutanların bu savaş için söyledikleri;


.
“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
M. Kemal ATATÜRK


.“Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.”
İngiliz Başbakanı Asquith


“Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.”
Churchill


“Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.”
Churchill


“… Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmamn taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir.” [439]
Alman Generali Liman von Sanders


“Avrupa’da hizbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklierle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.”
General Tawshend


“Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu.”
General Fahri BELEN


“Müttefiklerin gayreti kalmamıştır. Türkiye insan menbalarını (kaynaklarını) sarf ederek bitab (bitkin) kalmış, müttefikler, hissolunur derecede zayıflamamışlardır. Fakat Çanakkale Muharebesi’nin Rusya’nın akibeti ve Balkanlar’daki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler.”
Larşer


“… Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur…. Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.”
Ingiliz Generali Oglander

“Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil, strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur. Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken, donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbul’a getirmek planının şansı çok azdı.”
General Fahri BELEN


“Çanakkale Savaşları, Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil, bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır. Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı.”
Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER



“Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.”
Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS



“Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarımn başlangıcı ve ilk örneğidir.”
Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI



“Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.”
Alan Moorhead



“Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.”
Robert Rhodes James



“Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.”
M. Şevki YAZMAN



“Çanakkale fecayi’ine (çok acıklı olaylarına) ait mesuliyetin, her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de, bahri hücumun (deniz hücumu) altında mündemiç (saklı) olan hakayik (gerçekler), o kadar basittir ki, bu hususta en müptedi (ilkel) olanlar bile bunu anlarlar.Biz en müşkülü’l-icra (yapılması zor) harekete tasaddi ettik (başladık) ve esas noktalara dair maluunatı sahiha (gerçek bilgiler) elde etmeden evvel mutadımız (adetimiz) olduğu üzere, düşmanı hakir (küçük) görerek, böyle bir külfetli işe sarıldık. Neticedeyse, herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete, mağlubiyete uğradık ki, bunun izin, hiçte şikayete hakkımız yoktur.18 Martta mağlup olduk. Bu bapta tevile felana (başka anlam vermeye falan) hacet yoktur.”
İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT



“Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı.”
Sami Paşazade Sezai.

4: Tanrının Kırbacı, Attila

Avrupa Hun İmparatorluğunun hükümdarı Attila, 395-453 yılları arasında yaşamıştır. Babası, Muncuk Han’dır. (Boncuk Han) Attila, babasının ölümünün ardından bozkırda tek başına yaşam mücadelesi verirken, amcası Rua tarafından bulunmuş ve koruma altına alınmıştır. Attila, Vizigotlar karşısında Roma İmparatorluğu ile müttefik olmuştur. Bu ittifakla birlikte, Flavius Aetiusun davetlisi olarak, bir süreliğine Roma’da kalmıştır. Amcası Rua’nın vefatı sonrası Attila ve kardeşi Bleda, Hun İmparatorluğu’nu birlikte yönetmeye başlamışlardır. Bleda’nın 445 yılında ölümüyle Attila tek başına Hun hükümdarı olmuştur. 

Daha sonra aşık olduğu Nakara isimli esir biz kızla evlenenen Attila’nın bir oğlu olmuştur. Nakara doğum sırasında hayatını kaybetmiştir.

Öte yandan Attila hükümdarlığı boyunca sürekli Batı ve Roma İmparatorluklarına karşı seferler düzenlemiştir. Bu sebeple Orta Çağ batı kaynaklarında acımasızlığı ile ün salmıştır. Avrupa’da “Tanrının Kırbacı” olarak anılmaktadır.

Buna karşın Cermen (Alman) efsanelerinde Attila, çok büyük ve iyiliksever bir hükümdardır. Bunun sebebi Attila’nın sarayında çok sayıda Germen hükümdarının yaşamış olmasıdır.

Attiladan bahseden önemli destanlardan biri de Nibelungen Destanıdır. Hun-Germen savaşlarını anlatan bu destanda, Attila, Etzel ismiyle geçmektedir. Etzel, kudretli bir otoriteye sahip, barış yanlısı bir hükümdardır. Savaşçılığı ise, sadece asilere karşı kılıç kuşanması anlatılarak göz önüne serilmiştir. Aynı destanda, Attilanın asil ruhlu bir hükümdar olduğu da belirtilir. Hatta, Avrupa Hun İmparatorluğu’na başkentlik yapan Etzelburg isminin de, bu efsanedeki hükümdar isminden, geldiği bilinmektedir. Attila, Aetus ile Katalon Savaşında karşılaşmış ve Roma ordusunu mağlup etmiştir. Bu sıralarda, Batı Got Kralı Theodeirch de öldürülmüştür. Attila ordusunu dinlendirerek kaçan Aetus’u takip etmedi.

PAPAYA DİZ ÇÖKTÜRDÜ

Batı Roma İmparatorluğu’na sefer düzenlerken Papa Büyük Leo’nun araya girmesiyle Attila seferi durdurdu ve Romalıları haraca bağladı. Bu olay nedeniyle, papanın diz çöktüğü tek insan evladının, Attila olduğu anlatılmaktadır.

3: Güzel İstanbul’un Fethi

İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453 tarihinde dönemin Osmanlı padişahı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet (Sultan 2. Mehmet) ve komutasındaki Yeniçeri Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. 6 Nisan 1453 tarihinde Osmanlı Ordusu tarafından kuşatılan İstanbul, 53 günlük kuşatmanın ardından fethedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet ve komutasındaki askerler, Bizans İmparatorluğu lideri XI. Konstantinos ve ordusuna karşı mücadele etmiştir. İstanbul’un Fethi’nin ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti İstanbul olmuştur.

2: Malarzgit Muharebesi (1071)

Bizans’ın 200.000 kişilik farklı ideallere hizmet eden ordusuna karşı Selçuklu ordusu aynı ideale hizmet eden 50.000 kişiden ibaretti. Ordu içinde Selçuklu Devleti’nin en değerli emirleri bulunuyordu. 24 Ağustos 1071 yılında karargah Ahlat-Malazgirt arasındaki Rahve ovasına kuruldu.

Cuma namazından sonra dualar eşliğinde ‘’Ölürsem kefenim olsun’’ dediği beyaz elbisesi ile askerin karşısına çıkan Alparslan şöyle dedi; “Ben, Müslümanların camilerde bizim için dua etmekte oldukları bu saatlerde düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek arzu ettiğimiz sonuç gerçekleşmiş olur, yenilirsek şehid olarak cennete gideriz. Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker var; ben de içinizden biri olarak sizinle birlikte savaşacağım; benimle gelmek isteyenler peşime düşsünler, istemeyenler serbestçe geri dönebilirler”. Alparslan bu ünlü konuşmasının ardından ilk hücumu başlattı.

Öğle vaktinden geceye kadar devam eden bu meydan savaşında Bizanslılar ağır bir yenilgiye uğradı. Ordunun büyük bir kısmı kılıçtan geçirildi, imparator ve çok sayıda general esir alındı, askerlerin ancak bir bölümü kaçarak canlarını kurtarabildi.

1: Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Mücadelesi

Mustafa Kemal Atatürk Fotoðraf ve Objeler
  1. “Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır.’’ – Franklin Roosevelt – ABD Başkanı
  2. “Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.” – Eleftherios Venizelos – Yunanistan Başbakanı (1933)
  3. “O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.” – Emanullah Han – Afgan Kralı
  4. “Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.” – Heinrich Krippel
  5. “Mustafa Kemal yeni Türkiye’nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendine inandırmıştır.” – Ma Shao- Cheng – Yazar (Çin)
  6. “Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.” – Profesör Herbert Melzig// Tarihçi
  7. “Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır.” – Albert Lebrun – Fransa Cumhurbaşkanı
  8. “Kemal Atatürk’ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu; ‘’Görüyorsunuz ya… Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.’’ dedi. Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir şefin, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?” – George Bennes – Vu Gazetesi (1938)
  9. “Atatürk Türkiye’yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.” – Völkischer Beobachter Gazetesi (Almanya)
  10. “O, Türkiye’nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye’nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.” – Times Gazetesi (İngiltere)
  11. “Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış, olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir. Kendisi için, bugünkü Avrupa’nın en güçlü devlet adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orijinalidir.”– Herbert Sideabotham – Yazar (İngiltere)
  12. “Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi. O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı.” – National Tidence Gazetesi (Danimarka)
  13. “Atatürk, yalnız Türk milletini değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. Onun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.” – Sucheta Kripalani – Hint Parlamento Heyeti Başkanı
  14. “Türkiye’yi yaratan, tarihimizin bu en büyük adamını başımı en derin hürmetle eğerek selamlarım.” – Profesör MORRF (İsviçre)
  15. “O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar devirlerine kendi adlarını vermişlerdir.” – Word Price (İngiltere)

Ve sayamayacağımız onlarca kahramanlık hikayelerimiz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here